Olimpos'un Sönmeyen Ateşi
Ephyra Kralı Glaukus'un oğlu Hipponoes bir av partisinde kardeşi Belleros'u öldürür ve "Bellorus'u yiyen" anlamına gelen Bellerophontes adını alır. Ephyra'dan sürülen Bellerophontes, Argos kralına sığınır. Kendisine sığınan bu genci öldürmeyi kendine yakıştıramayan Argos Kralı onu Likya Kralına gönderir.
Likya Kralı acınacak haldeki bu genci öldürmek istemez ve onu Ölimpos dağında yaşayan arslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu ve ağızdan alevler saçan canavar Chimera ile döğüşmeye gönderir. Bellerophontes, Pegassos adlı kanatlı atına binerek Chimera ile dövüşmeye gider. Chimera saldırdığında Pegassos havalanır ve Bellerophontes yere inerken mızrağı ile canavarı yerin yedi kat dibine gömer. Fakat Chimera yerin altından alevler saçmaya devam eder.
Anadolu'da binlerce yıldan beri anlatılagelen ve Homeros'un bize bu şekilde aktardığı efsaneye göre hala yanan alevler, Chimera'nın yerin yedi kat dibinden fışkıran alevleridir.
Bellerophontes'in zaferini kutlamak amacıyla Olimpos'da bir yarış düzenlenir. Atletler Chimera kutsal ateşiyle meşalelerini tutuşturarak Olimpos kentine koşarlar. Böylece, daha sonraları değişik spor dallarının eklendiği ve birkaç gün süren Olimpiyat Oyunları'nın Anadolu'daki ilk örneği gerçekleşmiş olur. Günümüzde yakılan "Olimpiyat Meşalesi" Chimera'nın sönmeyen ateşinin sembolik bir ifadesidir. |